Yukarıdaki fotoğrafta, Grönland buzullarından olan Petermann buzulundan büyük bir buz adasının, 2010 yazında kopup ayrılması anını (fotoğrafın ortasında) yansıtmaktadır. 16 Temmuz 2010 sabahı gerçekleşen bu olayda, Petermann buzulunun dilinden Beykoz büyüklüğünde bir buz parçası koptu ve denize sürüklendi. Bu buz kütlesi 1962’den beri tutulan kayıtlarda en büyük olanıydı. Bu olaydan yalnızca 2 sene sonra gene oldukça büyük bir başka buz kütlesi koptu ve denize sürüklendi. Ancak esas problem bu büyüklüklerdeki buzullar bölgede kalamazlar. Dalgaların etkisi ile daha sıcak bölgelere taşınır ve yol boyunca da erimeye devam ederler.

Geophysical Research Letters dergisinde yayınlanan yeni bir makaleye göre, erimekte olan Grönland dağ buzulları ve buz örtüsü 2003 ile 2008 yılları arasında okyanuslara 50 milyar ton su takviyesinde bulunmuştur. Bu rakam dünya üzerindeki bütün dağ buzullarının ve buz örtülerinden dönüşen su miktarının %10’luk bir kısmına denk gelmektedir. Bir başka çalışmada ise, yayınlanan bilgilere göre Grönland ve Antarktika 1990lı yıllara oranla 3 kat daha hızlı erimekte ve Grönland’ın kazandığı ivme dikkat çekmektedir. Yeni yayınlanan makalede ise ilgi çekici olan kısım, yapılan çalışmada dağ buzulları ile buz tabakalarının üzerini örten buz örtülerinin -ki adanın yaklaşık %80’i bu örtülerden oluşur- ayrı bir şekilde değerlendirilmiş olması ve elde edilen verilere göre ise dağ buzullarının buz örtülerinden daha hızlı eridiği anlaşılmıştır.

Bir çok örneği bulunan bu tarz çalışmalar, küresel ısınmanın Grönland buzulları üzerine etkilerini daha net bir şekilde ifade etmektedir. Ancak kimi zaman sözlerin kifayetsiz kaldığı da bilinmektedir. Bu açıdan bakıldığında Nasa Uyduları aracılığı ile görüntüleri elde edilen buzulların sıvılaşması çok daha etkileyici bir izlenim bırakmakta ve uzun süreli gözlemlerin elde edilip karşılaştırılmasına olanak tanımaktadır. Nasa’nın değişimi internet kullanıcılarına aktardığı State of Flux albümü, buzulların geçirdiği değişikliğin yanı sıra dünyada oluşan bazı diğer değişiklikleri de gözler önüne sermektedir.

Grönland'da bulunan Hellheim buzulunun yavaşça yok olup incelmesi. (Soldan Sağa 2001, 2003, 2005)

Grönland’da bulunan Hellheim dağ buzulunun yavaşça yok olup incelmesi. (Soldan Sağa 2001, 2003, 2005)

Yukarıdaki fotoğrafta Hellheim dağ buzulunun 2001 yılından 2005 yılına geçirdiği değişiklikler net bir şekilde görünmektedir. Fotoğraf üzerinde buzulun parçalandığı alanlar bir çizgi ile belirginleştirilmiştir. Çıplak zemin kahverengi ya da bronz, bitki örtüsü ise kırmızı tonlarında renkler ile ifade edilmektedir.

Nasa’ya göre, sıcak havalar bir buzulu eritmeye başladığında, olaylar zincirinin başlaması için gerekli olan kıvılcım çakılmış demektir. Buzul bir kenardan erimeye başladığında, parçalara ayrılır ve daha küçük buz dağları oluştururlar. Daha sonra da ana parça ile olan bağlantıları kaybolur. Böylece kütle kaybına uğrayan ana buzulun dengesi bozulur ve buzulun vadi boyunca uzamasına neden olan incelme ve erime işlemi başlamış olur. Toplam buz hacmi düşer ve yeni buz dağları yavrulayan ana buzul zamanla küçülür ve parçalanır. Hellheim buzulunun 1970’den 2001’e kadar hareketsiz kalan ucu da bu şekilde bir döngüye girmiş, zamanla incelmiş, erimiş ve 2005 yılına kadar tam 7,5 km hareket etmiştir.

Solda 26 Haziran 2010 (buzul parçalanmadan önce) ve Sağda 13 Ağuston 2010 (parçalanmadan sonra) - Petermann Buzulu

Petermann Buzuluna ait solda 26 Haziran 2010 (buzul parçalanmadan önce) ve sağda 13 Ağustos 2010 (parçalanmadan sonra)

Yukarıdaki fotoğrafta Petermann buzulunun -iki fotoğrafta da sağ tarafta olan beyaz boyuna şerit- parçalanması ve fiyorda düşüp yüzmesi -beyaz şeridin en üst noktasında kopan parça sağdaki fotoğrafta net bir şekilde seçilebilir- olayı. Kopan buz parçası yaklaşık olarak 250 km2 ve Beykoz’dan büyüktür.

Petermann Buzulu, solda ve ortada 16 Temmuz 2012, sağda 17 Temmuz 2012

Petermann Buzulu, solda ve ortada 16 Temmuz 2012, sağda 17 Temmuz 2012

2012 yaz aylarında gerçekleşen ikinci büyük kopmanın yaşandığı yukarıdaki fotoğrafta, fotoğrafın sağ alt köşesinden yukarı doğru uzanan beyaz şerit Petermann buzuludur. Soldaki ve ortadaki fotoğrafta da net bir şekilde görüldüğü gibi buzul dilinin uç kısmı birleşiktir ve henüz ayrılmamıştır. Sağ tarafta ayrılma ya da kopma işlemi gerçekleştikten sonra ana buzulun bir kısmı ayrı olarak net bir şekilde görünmektedir.

Grönland’in 2012 yazını normalin üstünde sıcaklıklarla tamamlaması ve kış aylarında da gene ortalama sıcaklığın eskisine oranla yüksek olması 2013 yılının benzer buzul ayrılmaları ve erimeleri ile geçeceğinin habercisi olarak görülebilir. Geçen yıl buzulların erime sıcaklıklarını yaşadığı zaman diliminin 1979 yılında yaşanandan 2 ay daha uzun olması da çoktan bu yıl için şüpheli bir başlangıcı beraberinde getirdiği söylenebilir. Bu bilgiler ışığında bu sene yaz aylarının neler getireceğini ve ne tür sonuçlar doğuracağını kim bilebilir?

Fotoğraflar: NASA
Önerilen Kaynaklar:
[1] Smithsonian Blog
[2] Mass loss of Greenland’s glaciers and ice caps 2003–2008 revealed from ICESat laser altimetry data
[3] Mapping Greenland’s mass loss in space and time
[4] NASA State of Flux
[5] NASA Earth Observatory – Retreat of the Hellheim Glacier