Dosya : Plastik Şişe Su | Endüstri

yazan M.Doğan Özdemir
Yayınlanma: Son Güncelleme 0 yorum 442 okuma 5 dakika

Günlük hayatın en çok rağbet gören içeceği, plastik şişe su olsa gerek. Özellikle de sıcak yaz günlerinin. Plastik şişelerin hayatımıza girmemiş olduğu günler de çok uzak değil aslında. Öyle ki bu tanışma muhtemelen şık bir Fransız markası olan Perier’in 1976’da piyasaya girmesiyle başladı. O zamanlar ilk akla gelen herhalde musluktan akan suyun satılmasının ne kadar aptalca olduğudur. O kadar ki; dünya çapında rekorlar kıran şişesu, musluk suyuna oranla maliyeti % 280.000.

Ancak yükselen bu popülerliğe rağmen, yine de 1990’li yıllara kadar günlük hayatın vazgeçilmezi ya da sağlıklı ve fit bir vücudun göstergesi şeklinde algılanmıyordu. Hatta bugün bile bazı kişiler aynı fikirde. Plastik şişe suların bu sağlıklı görüntüsüne karşıt fikirler de oluştu zamanla. Özellikle plastik şişeden suya sızan çeşitli kimyasal maddelere yönelikti bu fikirler. Ancak FDA yaptığı bir açıklama ile şişe suları “herhangi bir sağlık riski oluşturmamaktadır” olarak niteledi. IBISWorld’ün sunduğu raporlara göre ise dünya genelinde en çok şişe su tüketimi yapılan ülkeler sırasıyla Amerika, Meksika, Çin ve Brezilya şeklinde sıralanıyor.

Plastik Şişe Su Ne kadar?

İçme suyu ile şişe içme suyunun birbirlerine rakip oldukları söylenebilir. Ancak aradaki büyük fiyat farkı nedeniyle, neden ve nasıl sorularını sormamak da elde değil. FCWA (Fairfax Water Organisation) verilerine göre Amerika’da ortalama su fiyatı 3785lt için 1,5 dolar. Buna karşın yaklaşık 600ml küçük şişe sular 3-4 dolardan cafe ve gece kulüplerinde alıcısına ulaşıyor. Büyük marketlerde şişesi yaklaşık olarak 31 cent. Bu rakam bile musluk suyuna oranla oldukça fazla.

1990’lı yılların ortalarına yaklaşıldığında ise, şişe suyun bu devasa büyüklükteki pazarını fark eden bir çok içecek üreticisi firma’nın girişimlerini görmek mümkün. Zaten bu kadar yüksek kar oranlarının olduğu bir sektöre girmemek de delilik olurdu bir çoğu için. Neyse, bu dönemin en dikkat çeken iki firması Pepsi ve Coca-Cola tarafından piyasaya sürülen Aquafina ve Dasani markalı şişe sulardır. Öyle ki, şişe su pazarını bugünkü haline taşıyan iki büyük başarı örneğidir. Öyle ki bir çoğunun musluk suyunu sevmemesini sağlamış ve kalitesiz olduğuna inanmasına yol açmıştır, öyle ki gelişen teknolojiler ile çok verimli bir şekilde su filtre edilebilmektedir..

Plastik Şişe Su Reklamları

Anlaşılan o ki insanların bir çoğu tüketiminde bulundukları şişe sulara bayılıyorlar. Bu durum şişe su için büyük maliyetleri olan büyük reklam kampanyalarını açıklıyor. Öyle ki artık lüks bir moda ürünü haline geldi, ve reklamlar ile de desteklendi. “Akıllı, sağlıklı, saf, seksi, temiz, basit, hayat” gibi kelimeler ile yer etti zihnimizde. Bazı firmaların sloganlarını bir hatırlayalım. Coca-Cola Dasani: “Treat yourself well, everyday!” “Kendinize iyi davranın, her gün!”. Pepsi Aquafina: “So pure, we promise nothing.” “O kadar saf ki, hiçbir söz vermiyoruz”. Evian: “Approved by your body as a source of youth.” “Gençliğin kaynağı!”, Nestle Pure Life: “DRINK BETTER. LIVE BETTER.” “İyisini İç, İyi Yaşa.”.

Her şeyin ötesinde, ister sevin, ister nefret edin, ister korkun, sonunda su sadece sudur. İster musluk suyu olsun, ister şişe su. Oluşabilecek tek fark ise yalnızca tadındadır. Ancak bu da yalnızca musluk suyunun filtre edilmediği durumlarda geçerlidir. Yani suya tadını veren su içerisinde bulunan minerallerdir. Suyu filtre ettiğimizde bu minerallerden ve çeşitli kimyasallardan da arındırmış oluruz.

Şuan muhtemelen musluk suyu ile şişe su arasındaki %280.000 gibi bir fiyat farkının ne kadar da saçma olduğunu düşünüyorsunuzdur. Böyle bir orana rağmen nasıl da şişe suda satış rekorlarının kırıldığı, tüketimde zirveye çıktığını merak ediyorsunuzdur. Bu noktada cevap sizin içinizi rahatlatan kaliteli su (şişe su) ilizyonu’nun oluşturulmasında oldukça fazla kaynak gerekmesidir. Endüstriyi şöyle bir düşündüğünüzde, su için bir kaynağa, taşımak için araçlara, araçlar için benzin ve personel masraflarına, oradan etiketleme, şişeleme, oluşan plastik kirliliğinden ötürü kimi giderler ve tabii ki geri dönüşüm merkezlerinin masrafları. Ne kadar çok rağbet olduğunu görmek için bir benzinliğin soğuk içeçekler bölümüne bakabilirsiniz. Büyük bir kısmının yalnızca sudan oluştuğunu kolaylıkla fark edebilirsiniz. Tüm bunların dışında, plastiklerin petrolden elde ediliyor. Üretim esnasında çevreye bir çok toksik madde salındığını da ayrıca biliyoruz. Nikel, etil benzen, etilen oksit ve benzen bunlardan en önemlileri.

Okumaya Devam Et

Bir Türk'ün Gözünden Sucul Dünya..!

Bu web sitesi, deneyiminizi iyileştirmek için tanımlama bilgilerini (çerez) kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Onayla İncele

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen web sitemiz için tarayıcılarınızdan AdBlocker uzantınızı devre dışı bırakarak bize destek olun.