AKUATÜRK

Bir Türkün Gözünden Sucul Dünya!

Bilimsel Makale Nasıl Yazılmamalı? | Köşe

5 min read

Bilimsel makale nasıl yazılmamalı?

Bilimsel makale nasıl yazılır? başlıklı yazımızda bu konunun teknik kısmından daha önce bahsetmiştik. Bir bilimsel makalenin hangi bölümlerden oluştuğu, bu bölümlerde nelere dikkat edilmesi gerektiği ve bilimsel makalenin hangi bölümünün nasıl yazılması gerektiği konusunda bilgiler vermiştik. Dilerseniz buraya tıklayarak bu yazımıza ulaşabilirsiniz.

Dün gece Elsevier – bir yayıncı şirketi – Instagram Türkiye hesabından 11 Ocak 2017 tarihli bir yazıyı tekrar paylaştı. Dr. Bert Blocken “Gerçekten berbat bir bilimsel makale yazmak için 10 tavsiye” başlıklı bir yazı kaleme almış. Bir çok benzerinin aksine bir bilimsel yayının nasıl olması konusunda değil, aksine başlığından da anlaşılacağı üzere nasıl olmaması üzerine. Okumaktan oldukça keyif aldım. Bugünkü yazımızda da bu konudan bahsedeceğiz.

Dr. Blockena göre berbat ötesi bir bilimsel makale için bu 10 harika tavsiye şu şekilde;

  • Literatür’ü yani alanınızdaki yazılı eserleri okumayı reddedin,
  • Kolay yolu seçin ve intihal yapın,
  • Anahtar makale bileşenlerini çıkartın,
  • Önceki yazılı eserlere saygısızlık edin,
  • Katkınızı fazla abartın,
  • Belirsizlik ve tutarsızlıkta harikalar yaratın,
  • İfadeleri yanlış referanslayın ya da hiç referanslamayın,
  • Tarafsız ifadeler yerine taraflı ifadeleri tercih edin,
  • Dil bilgisi, imla, şekil ve tablolara çok az dikkat edin,
  • Editör, hakem vb. yorumlarını göz ardı edin.

Peki ama neden? Neden Dr. Blocken böyle bir yazı kaleme almayı ihtiyaç hissetmiş. Bu sorunun tek bir cevabı var, çünkü yazarlar bu 10 hatayı sürekli tekrar ediyorlar. Kendisi de bunu yayın baskısının ve sayısının arttığı böyle bir zamanda, yayın kalitesinin düşme eğiliminde olduğunu ve bunu birinci elden tecrübe ettiğini anlatarak ifade etmiş.

Yayın Kalitesi

Akademik yayıncılıkta giderek artan bir baskı var mı peki? Bugün bir çok üniversite, araştırma ya da enstitü gibi kurumlarda performans değerlendirmeleri yayın gibi kriterler de dahil edilerek mi yapılıyor? Uluslararası ve ulusal fonlardan yararlanabilmeniz için yaptığınız başvurular yine yayın kriteri de gözetilerek mi değerlendiriliyor? Ünvan değişiklikleri şartları arasında da yine yayın kriteri mi bulunuyor? Evet. Yayın yapmanın bir kriter kabul edildiği ve doğrudan başarıyı ölçmede bir ölçek olarak kullanıldığı yadsınamaz bir gerçek. Hal böyle olunca da mesleki başarısı bilimsel yayınları ile ölçülen bireylerde baskı oluşturuyor.

Madalyonun diğer yüzü ne durumda peki? Yayınları değerlendirmede kullanılan ölçütler yeterince seçici mi? Dergiler kaliteli yayın bulmakta zorlanıyor mu? Ortada bir yayın baskısı, yeni sayının yetişmesi, sayıda eksik makale bulunması ya da yayın sayısını arttırma gerekliliği gibi durumlar mevcut mu? Dergilere gönderilen makaleler arasından en iyilerini mi yoksa belli bir standardın üzerinde olanları mı yayınlanmalı? Peki her zaman dergilere böyle yayınlar gelmiyorsa nasıl yapılacak? Bir noktada kötünün iyisi seçilmeye çalışılıyor ve yayınlanıyor. Yanlış anlaşılmasın yayınlanan makaleler kötüdür demek istemiyorum. Söylemek istediğim Dr. Blocken’in söylediğinden farklı değil. Sadece yayınların sayısının artmasına rağmen, genel kalitenin de azaldığı açık, o kadar.

Peki ne yapmalı?

Bilimsel makale yazarken ne yapmalı sorusunun gerçekten bir çok cevabı var, internet üzerinde de -akuaturk.com dahil- bir çok metin mevcut. Ama ne yapmamalı konusu gerçekten açıklanması ihtiyaç olan bir konu. Dilerseniz yazının başında bahsettiğim “Gerçekten berbat bir bilimsel makale yazmak için 10 tavsiye” yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Sağlıcakla,
M. Doğan Özdemir

Ne düşünüyorsunuz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bunları Görmemiş Olabilirsin

Copyright © All rights reserved. | Newsphere by AF themes.