Canlıların sınıflandırılması 1730’lu yıllarda Carl Linnaeus tarafından başlatılmış ve oldukça basit bir şekilde birbirlerine benzeyen ve birbirleriyle üreyebilen türler olarak ayrılmıştır. O zamandan bu güne kadar Bilim Dünyasında yaklaşık 1,7 milyon türün sınıflandırılması yapılmıştır. Dünyadaki toplam tür sayısının yaklaşık olarak 3 milyon ile 100 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu durum düşünüldüğünde türlerin keşfedilmesi ve sınıflandırılması konusunda daha çok yol kat edilmesi gerektiği ifade edilebilir. Son dönemlerde gerçekleştirilen bir araştırmaya göre 8,7 milyon tür bulunduğu öne sürülmektedir. Aşağıdaki grafikte keşfedilen türler, ait oldukları gruplar ve keşfedilmeyi beklediği tahmin edilen tür sayısı şematize edilmiştir.

yeni-turler-grafigi

Yukarıdaki grafikten de anlaşılabileceği gibi, günümüzde Vertebrata (omurgalı canlılar – çenesiz balıklar, kemikli balıklar, köpek balıkları, amfibiler, memeliler, kuşlar gibi ) alt-filumuna dahil türlerin büyük bir bölümünün keşfedildiği ancak Omurgasız canlıların (Invertebrata – böcekler, solucanlar, yengeçler, ahtopotlar, yılanlar, deniz yıldızları gibi) ise çok küçük bir bölümünün keşfedildiği söylenebilir. İstatistiksel projeksiyon yöntemleri ile tahmini yapılan var olan tür sayıları arasında en fazla göze çarpan grup ise şüphesiz böceklerdir. Yaklaşık olarak %80’inin henüz keşfedilmediği tahmin edilen bu büyük grup, her geçen gün yeni türlerin dünyaya tanıtımı ile ilerleme kaydetmektedir.

Bugüne kadar keşfettiği türlerin özelliklerinden faydalanan insanoğlu, özellikle sağlık sektöründe önemli ilerlemelerin kaydedilmesinde, bazı gerekli ilaçların, merhemlerin ve kimyasalların üretilmesinde kilit rol oyanayan dünyadaki canlı çeşitliliği, dünya düzeninin anlaşılması için de oldukça önemlidir. Canlılar aleminde bugün halen bilim dünyasının şaşırtabilen gelişmelerin yaşandığı düşünülürse ( örneğin Deniz Tavşanı Tek Kullanımlık Penis ile Şaşırttı başlıklı yazımızdaki gibi) keşfedilmiş olan canlılarda bile tam olarak anlaşılamayanları bulunurken, halen daha keşfedilmemiş bir çok canlının bulunması belki de bugüne kadar neden her şeye çözüm üretemediğimizi de açıklayabilir.

Fotoğraf: ALEXANDER STEGMAIER
Kaynak: IUCN; ARTHUR D. CHAPMAN, AUSTRALIAN BIODIVERSITY INFORMATION SERVICES