Balıkların vücutları, genel olarak su içerisinde yüzmeye uyum sağlayan, sudaki hareketini kolayca ve fazla enerji harcamadan yapabilmesi için direnci en aza (minimuma) indiren şekiller almışlardır. Bu Vücut Şekilleri her bir türe ve ırka göre değişiklikler gösterdiği gibi, farklı biyotoplarda yaşayan aynı türün bireyleri ile aynı ortamda yaşayan erkek-dişi bireyleri arasında da değişiklikler gösterebilir. Balıklarda en çok görülen vücut şekilleri şunlardır;

Dorso-Ventral Yassılaşmış Vücut Şekilleri

Dasyatis americana

Dasyatis americana

Taeniura lymma

Taeniura lymma

Bu tipte vücut, dorsalden ve ventralden oldukça basılarak tıpkı bir yaprak şeklini almıştır. Böyle vücutlu formlar nadir olup, bizim sularımızda sadece vatoz balıklarında görülmektedir.

Lateralden Yassılaşmış Vücut Şekilleri

Abramis brama

Abramis brama

Rutilus rutilus

Rutilus rutilus

Bu tipte vücut yanlardan iyice basılmış olup, yükseklik artmış, genişlik ise daralmıştır. Bazı formlarda yassılaşma derecesi çok daha artarak vücut adeta bir disk şeklini almış ve yükseklik aşağı yukarı vücut uzunluğuna erişmiştir. Örneğin, memleketimizde temsilcisi bulunmayan Eupotomis cinsinde vücut şekli böyledir. Buna karşın bazı formlarda yanlardan yassılaşma daha az olup, vücut oval bir görünüş kazanmıştır ve daima boyu yüksekliğinden daha fazladır. Tatlısu balıklarımızdan çoğunda bu şekil hakim olup, örneğin Sazan balığı (Cyprinus carpio), Kızılgöz (Rutilus rutilus), Acıbalık (Rhodeus sericeus), Yassı Kızılkanat (Blicca bjoerkna), Çiçek Balığı (Abramis brama) gibi türlerde görülmektedir.

Konik Tipte Vücut Şekilleri

Cottus gobio

Cottus gobio

Bazı balık türlerinde baş kısmı diğer vücut kısımlarına nazaran anormal şekilde büyüyerek önden arkaya doğru gidildikçe incelen bir görünüş hasıl olmuştur. Bu türlü vücut şekli pek yaygın olmayıp sadece Dere Kayası (Cottus gobio) türünde görülür.

Füze veya Torpil Tipinde Vücut Şekilleri

Esox lucius

Esox lucius

Salmo trutta

Salmo trutta

Bu tür vücut yapısını, bilhassa fazla hareketli olan balık türlerinde görmek mümkündür. Böyle formlarda vücut adeta bir torpile benzer. Örneğin, Turna Balığı (Esox lucius) ve Alabalık (Salmo trutta) görülür.

Yılan Tipinde Vücut Şekilleri

Anguilla anguilla

Anguilla anguilla

Mastacembelus simack

Mastacembelus simack

Burada vücut adeta yılankavi bir görünüş kazanmış olup, genellikle ön kısmı silindirik, arka ucu ise hafifçe yanlardan basıktır. Bu tip vücut şekli de Yılan Balıklarında (Anguilla anguilla) ve Dikenli Yılan Balıklarında (Mastacembelus simack) görülür.

İğne Tipindeki Vücut Şekilleri

Corythoichthys flavofasciatus

Corythoichthys flavofasciatus

Syngnathus acus

Syngnathus acus

Bazı formlarda vücut uzun şekilde olup, özellikle kuyruk tarafı adeta bir iğne şeklinde sivrileşmiştir. Vücut şekli böyle olan balıklar nadir durumda olup, tatlısularımızda sadece deniz iğnelerinde (Syngnathus cinsinde) görülmektedir.

Vücut şekilleri seleksiyonla birçok değişimlere uğrayabilir. Örneğin, Sazanın farklı formlarında değişik vücut şekilleri görülebilir. Genellikle yabani formlarında vücut boyu yüksekliğine oranla daha fazla olduğu halde, Aynalı Sazan denilen formunda vücut yüksekliği daha da artarak tombul bir görünüş kazanmıştır. Bazı türlerin vücut şekli üzerinde, ortamın da etkileri olmuştur. Örneğin, Alabalıkların göllerde yaşayan formlarında vücut torpil şeklinden ziyade oval şekil kazanmıştır. Çok küçük su birikintilerinde yaşayan Turna balıklarında ise, kısa boylu cüce formlar meydana gelmiştir. Bazı türlerde ise, morfolojik görünüş bakımından erkek ve dişiler arasında farklar vardır. Örneğin, Gökkuşağı Alabalığında erkek, dişiye nazaran daha kısa ve şişman olduğu halde; Turna balığında bunun aksi durum mevcuttur. Yani erkekler dişilere nazaran daha uzun ve zayıf görünüşlüdür. Buna benzer şekilde bazı balıklarda eşeysel farklılıklar da mevcuttur. Örneğin, Sivrisinek biyolojik mücadelesinde kullanılan Gambussia‘da eşeysel farklılıklar görülür. Bunların erkek bireyleri dişilere nazaran oldukça cüce yapıda ve Anal yüzgeçlerinde gonopodium denilen ve kopulasyon organı olarak kullanılan bir kısım bulunmaktadır. Halbuki dişileri daha büyük cesametli ve şişman karınlı olup, Anal yüzgeçleri de normal durumdadır. Bir diğer durum Blennius‘larda görülmektedir. Bu formlarda sadece erkeklerin gözleri üzerinde ibik denilen uzantılar vardır. Dişilerde bu durum bariz değildir. Genel olarak balıkların erkek ve dişileri arasında görülen bu türlü morfolojik farklılıklar “Eşeysel Dimorfizm” olarak isimlendirilmektedir.

Bazı balık türleri hayatlarının bazı dönemlerinde birbirlerinden tamamen farklı görünüşte olan vücut şekilleri içerirler. Yani böyle balıklarda jüvenil form ve ergin form olmak üzere iki değişik form vardır. Bu da muhtemelen onların metamorfozlarının çok uzun sürmesinden ileri gelmektedir. Örneğin, Pleuronectes ve Anguilla cinslerinde durum böyledir. Yumurtadan yeni çıkmış bir Pisi balığı yavrusu yassılaşmış değildir. Pelajik karakterli ve bilateral simetrilidir. Ancak 10 mm. boya ulaştıktan sonra bir torsiyon (burkulma) sonucunda larva büyük bir değişikliğe uğrar ve sonunda gözler üst tarafa geçer, asimetrik durum meydana gelir ve pelajik yaşamdan bentik yaşama döner. Yılan balıklarında ise, yumurtadan yeni çıkmış olan larvalar adeta yassı bir zakkum veya zeytin ağacı yaprağı şeklinde olup pelajik yaşam sürdürürler. Bu durum çok uzun bir zaman sürer ve nihayet 3 yıl sonra, 80-90 mm boya erişen larvalar metamorfoz geçirerek yükseklik ve boylarından bir miktar kaybeder, silindirik bir durum kazanır ve pelajik yaşamdan bentik yaşama geçerler. Bu nedenlerle balıkların vücut şekilleri yönünden sınıflandırırken bu iki balığın sadece ergin haldeki formları dikkate alınır.