Anadolu’ya özgü (endemik) olan Chalcalburnus tarichi, Van Gölü’nde bulunmakta olup, bahar aylarında üreme amaçlı Van Gölü’ne akan nehirlere geçiş yapar.

Vücut ince uzun ve ovalimsi yapıda olup, gayet küçük ve parlak pullar ile örtülmüştür. Maksimal vücut yüksekliği standart boyda 4,6-5,7 defa vardır. Baş boyu aşağı yukarı vücut yüksekliğine eşittir. Ağız uçta ve mandibül (alt çene) hafif öne doğru çıkıntılıdır. Gözler nispeten küçük olup, çapları baş boyunda 3,5-4,5 defa vardır. Ventral ve Anal yüzgeçler arasında pulsuz bir karina ihtiva eder. Dorsal ve Anal yüzgeçlerin serbest kenarları düzdür. Uzunluğu 20 cm’e kadar ulaşabilir.

Renk, genellikle Alburnus’larda olduğu gibi çok parlak değildir. Zira pulları üzerinde çok sayıda siyah noktacıklar vardır. Bu yüzden de gri-beyaz görünüştedir.Beslenmesini, büyük ağırlıkta Van Gölün’de bulunan hayvansal (zooplankton) ve bitkisel (fitoplankton) plankterler ile sağlamakta olup, 7 yıl kadar yaşamakta ve ortalama 3 yaş civarında ise cinsel olgunluğa erişmektedir.

Büyük boylu olmamasına karşın yöre halkı tarafından tüketilmekte olup, ekonomik önemi yüksektir. Nehir-Göl geçişleri arasında 15-20 bin ton kadar yakalanır ve pazarlanır.

Regnum : Animalia
Phylum : Chordata
Classis : Actinopterygii
Ordo : Cypriniformes
Familia : Cyprinidae
Genus : Chalcalburnus
Species : C. tarichi

Binomial Nomenclature : Chalcalburnus tarichi (Pallas 1811)

Sinonimleri : Chalcalburnus tarichi Güldenstaedt, 1814; Cyprinus tarichi Güldenstaedt, 1814; Leuciscus vanensis Gunther, 1868; Alburnus timarensis Kuru, 1980

İnci Kefali’nin Yaşam Döngüsü
İnci kefalının yaşam döngüsü yumurta, keseli larva, balıkçık, genç balık ve ergin balık olmak üzere 5 safhada özetlenebilir.

1. Yumurta ve Kuluçka Safhası: İnci kefalı balığın yaşı, büyüklüğü, beslenme düzeyi gibi iç ve dış faktörlere bağlı olarak 6.000-16.000 adet arasında yumurta bırakabilmektedir. Bir dişinin ortalama yumurta sayısı 10.000 adet civarındadır. Yumurtalar oldukça küçük olup yaklaşık 1 mm çapındadır. Bırakıldıkları anda akarsu yatağındaki kum, çakıl veya su bitkileri üzerine yapışmaktadır. Su sıcaklığının 13°C’nin üzerine çıkması ile birlikte bırakılan yumurtalar su sıcaklığına bağlı olarak 3-7 gün içinde inkübasyonunu tamamlayarak açılırlar ve keseli larva dönemi başlar.

2. Keseli Yavru Safhası: Larvalar yumurtadan çıktıklarında yaklaşık 5-7 mm boya sahiptirler ve üzerlerinde bir yumurta kesesi taşırlar. Dış ortamdaki planktonlarla beslenecek büyüklüğe ulaşıncaya kadar 4-6 gün süre geçer ve bu süre içinde larvalar yumurta kesesinden (vitellus) beslenmeye devam ederler.

3. Yavru Safhası: Yumurtadan çıktıktan 4-6 gün sonra keseli larvalar, artık dış ortamdaki planktonlarla beslenebilecek büyüklüğe geldiği için keseyi atar ve minicik bir balıkçık olur. Bu dönemde boyu 1-2 cm civarındadır. Görünümü tam anlamıyla ergin inci kefalı bireyleri gibidir. Akarsu yataklarında akıntısı az küçük havuzcuk benzeri yerlerde hızla beslenmeye başlar. Bu dönemde besinlerini daha çok fitoplanktonlar oluşturur. Bu dönemin sonuna doğru zooplanktonlarla da beslenmeye başlar. Yavru safhası çevre şartlarına bağlı olarak 3-15 gün arasında değişir. Yavru rahatça yüzebilir, düşmanlarından kaçabilir büyüklüğe ulaşır ulaşmaz Van Gölü’ne doğru yola çıkar. Göl çevresinde yavruların göle ulaşmak için katettikleri en uzun mesafe 23 km dir.

4. Genç Balık Safhası: Yumurtadan çıktıktan sonra yaklaşık 15 gün içinde suları tuzlu-sodalı Van Gölü’ne ulaşan larvalar artık küçük bir balıkçıktır. Göle ulaşan yavruların boyu yaklaşık 2-4 cm civarındadır. Yavrular akarsudan göle doğrudan geçemez. Çünkü vücut iyon yoğunluğu ayarlanmazsa, göl suyuna geçtiği anda hemen ölür. Bu yüzden akarsuların göle döküldüğü noktalarda (mansap) fizyolojik uyum için yine dış faktörlere bağlı olarak bir süre bekler. Vücut iyon dengelenmesi gerçekleştikten sonra göle girerler ve gölün sığ, besince bol kıyılarında büyük sürüler halinde beslenmeye başlarlar. Gençlik döneminde büyüme çok hızlıdır. Çünkü yavrular aldıkları besinlerin büyük çoğunluğunu büyümeye ayırırlar. Bu dönemde hem fitoplanktonlar hem zooplanktonlarla beslenirler. Yavrular büyüdükçe günlük dietlerinin içindeki zooplanktonun payı artar. Genç balıklar sığ kıyılarda daha çok gün batımından gün doğumuna kadar olan zaman içinde görülürler. Günün bu bölümü, düşmanlarından korunmak için ideal dönemdir. Bu dönemde bazen akşam ve sabah erken saatlerde göl kıyılarında, uzunluğu 500 m yi bulan 10-30 cm genişliğinde bir bant gibi görünen genç balık sürülerine rastlanabilir. Yazı sığ kıyılarda geçiren genç balıklar sonbaharda suların soğuması ile birlikte gölün derinliklerine doğru yer değiştirirler. Genç balıklar 1 yaşlarına ulaştıklarında boyları ortalama 10 cm, ağırlıkları ortalama 12 g civarındadır. Bu dönemde çıplak gözle balığın cinsiyeti belirlenemez. Gonadlar gelişmeye başlamış olmakla birlikte, balığın erkek mi yoksa dişi mi olduğu ancak mikroskop altında belirlenebilir. Üreme olgunluğuna ulaşıncaya yani yaklaşık 3 yaşına gelinceye kadar devam eden genç balık döneminde, yavrular ergin balık sürüleri ile çok karışmazlar. Kışı erginlere göre gölün derinliği daha az olan yerlerinde geçirirler. Ancak havalar çok soğuk olmadıkça ergin bireylerin dağılım gösterdiği alanlara yakın yerlerde gruplar halinde dolaşırlar. Genç balıkların ikinci yıl sonunda boyları 13-14 cm, ağırlıkları 25-35 g civarındadır. İyi beslenen genç balıkların bazıları ikinci yaşta üreme yeteneği kazanabilmektedir. Ancak populasyonun ortalaması dikkate alındığında üreme yeteneği genelde ikinci yaşın sonu, üçüncü yaşın başı civarında gelişir. Genç balıklar üçüncü yaşlarında ortalama 15-16 cm boya ve 40-50 g ağırlığa ulaşmış olurlar ve üreme yetenekleri tam olarak gelişir. Bu dönemde artık genç balık olmaktan çıkıp, ergin balık haline gelirler.

5. Ergin Balık Safhası: Bazı genç balıklar 2. yaşlarında üreme yeteneği kazanarak ergin balık haline gelmiş olsalar da, ergin balık safhası Van Gölü inci kefalı populasyonunda genelde 3. yaşta başlar. Bu dönemde balığın boyu artık 16 cm’yi geçmiştir. Ergin birey haline gelen genç bireyler, artık ergin balıkların dağılım alanlarına giderek ergin sürülerine katılırlar. Populasyon dinamiğinde stoka katılım olarak bilinen bu olay, daha çok ilkbahar aylarında gerçekleşir. Ergin sürülerine yakın olarak dağılım gösteren genç balıklar, erginlerin üreme göçüne başlaması ve bu amaçla akarsu ağızlarına doğru yaklaşması ile birlikte onları takip ederler. Mansaplarda ergin bireylerin üreme göçü için akarsuya geçebilmeleri, ancak fizyolojik uyumun sağlanmasından sonra gerçekleşebilmektedir. Bu yüzden Mart sonundan itibaren gölün mansaplara yakın noktalarında büyük ergin sürüleri toplanmaya ve fizyolojik uyum için beklemeye başlarlar. İşte bu bekleme esnasında üreme yeteneği kazanmış olan genç balıklar ergin balık sürüleri ile karışırlar. Akarsu mansaplarında vücut iyon yoğunluklarını tatlısuya göre ayarlayan ergin bireyler, akarsu sıcaklığının 13 °C’yi geçmesinden sonra yumurtlama göçüne başlarlar. Yumurtlama göçü, düşmanlardan korunma ve yumurtalarını daha güvenli ortamlara bırakabilmek için gün batımı gün doğumu arasında yoğunlaşır. Ancak göç, gün boyunca sürer. Ergin balıklar yumurtalarını akarsuların akıntısı az, tabanı hafif çakıllı, kumlu ve bazen su bitkileriyle kaplı yerlerine bıraktıktan sonra göle doğru geri dönüşe geçerler. Balık üreme göçü esnasında yem almadığı için mümkün olan en kısa süre içinde göle geri dönmek zorundadır. Bu yüzden bir balığın derede geçirdiği süre yine çevre koşullarına bağlı olarak 1-7 gün arasında değişmektedir. Yumurtasını bırakan balıklar, hızlıca göle dönmek için yola çıkarlar. Göle dönebilmek için yine tatlısu ile göl suyunun karıştığı mansaplarda fizyolojik uyum için çevre koşullarına bağlı olarak bir süre beklemek zorundadırlar. Vücut iyon yoğunluklarını göl suyuna göre ayarlayan ergin balıklar, göle geçerler ve yaz boyunca gölün 20 m’yi geçmeyen derinliklerinde hızla beslenerek gelecek yılki üreme göçüne hazırlanmaya başlarlar.

İnci kefali hakkında daha fazla bilgi alabilmek için lütfen Doğa Gözcüleri Derneği tarafından hazırlanan incikefali.net adresini ziyaret ediniz.