Ses, su içinde veya diğer gazlar içerisinde, hava içerisindeki gibi hareket etmez. Yoğun ortamlarda molekülden moleküle daha hızlı iletilir. Oldukça yoğun olan su mükemmel bir ses iletkenidir. Hava’da 364 m/s hızla iletilen ses, 15ºC sıcaklıkta tatlı su içerisinde yaklaşık olarak 1410 m/s hızla iletilirken, yine aynı sıcaklıktaki deniz suyu içerisinde saniyede yaklaşık 1550 m/s hızla iletilir. Bu hız havadan yaklaşık dört kat daha fazladır. Ses dalgalarının su içerisinde bu kadar yüksek bir hızla yayılabilmesi, oluşan ses dalgalarının çok uzaklardan duyulabilmesini sağlar. Örneğin bir geminin çıkardığı ses sualtında yaklaşık 15 Nm (deniz mili) uzaklıktan algılanabilir.

Ancak yoğunlukları farklı ortamların arasında geçiş yapan ses soğurulur. Bu nedenle su dışındaki bir kaynağın çıkarttığı ses dalgıç tarafından duyulmaz. Hava ve su içerisinde kolaylıkla iletilen ses, havadan suya geçiş yaparken %99,99 oranında soğurulur. Buna bağlı olarak sualtı konuşmaya çalıştığımızda sesimiz duyulmaz. Ses tellerimiz hava moleküllerini titreştirerek sesleri oluşturur. Dolayısıyla hava ortamında yarattığımız ses, su ortamına geçişte soğurulur ve bu durumda bizde sesimizi çıkaramamış oluruz.

Tekne, Gemi gibi motor sesleri kısmen su altında bulunduğu için su altında rahatlıkla duyulabilir, ancak sesin duyulması, sesin nereden geldiğini kestirmek için yeterli değildir. Su altında duyulan seslerin hangi yönden geldiğini bilemeyiz ya da ne kadar uzaklıkta olduğunu, bu nedenle su altında olabildiğince dikkatli olmalı ve yalnız dalmak yerine, grup dalışları tercih edilmelidir.

Suyun bir diğer özelliği ise ısı iletimi’nin son derece yüksek olmasıdır. Dalışı gerçekleştiren kişi hipotermi (ısı kaybı)’ye yakalanması durumunda, müdahale edilmez ya da geç kalınırsa ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi bir problemle karşı karşıya kalır. Hava ortamın’da ısı kaybı konveksiyon yoluyla gerçekleşir bu nedenle daha yavaş ve az miktarlardadır, ancak su altında ısı kaybı kondüksiyon ile gerçekleşir ki bu durumda su sıcak dahi olsa vücut ısımız’dan düşük olacağından sürekli ısı kaybetmemiz anlamına gelir. Sualtında ısı kaybı, hava’ya oranla 25-27 kat daha fazla ve hızlı bir şekilde gerçekleşir.

Bu nedenle ılık sayılabilecek 18-22 °C sıcaklıklardaki sularda bile hazırlıksız gerçekleştirilecek dalışlar çok tehlikelidir. Bu konu dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan bir tanesidir.

Dalgıçlar su altında anlaşabilmek için iletişimi sağlayacak özel cihazlar ya da bir takım işaretleri kullanır. Bu işaretlerin birçoğu uluslararası işaretler olarak tanımlanır. Ancak her dalış bölgesinde ya da grubunda bir takım özel durumların ifadesi için farklı işaretler geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Çeşitli belge sistemlerinde de aynı durum için farklı işaretler öğretilir ve dalışlarda bunlar kullanılır. Dalış gerçekleştireceğiniz grupta bu tip bir anlaşama kargaşasını önlemek için, dalış öncesi brifinginin sonunda dalışta kullanacağınız işaretler ve anlamlarını tekrarlamakta fayda vardır.

Farklı dalış tekniklerinde (mağara dalışı, batık dalışı, gece dalışı vb.) bir takım özel durumları ifade edebilmek için özel dalış işaretleri geliştirilebilir. Bunlar da dalış öncesi brifinginde kararlaştırılmalı ve grubun tamamı işaretler ve anlamları konusunda uzlaşmalıdır.